Bilim

UFO Gizemi Çözülüyor Mu?

Harvard ve Montana Teknoloji üniversitelerinden üç araştırmacı, Tanımlanamayan Anormal Olaylar ve UFO iddialarına açıklık getirebilecek bir tez geliştirmiş olabileceklerini iddia etti.

Harvard Üniversitesi İnsan Gelişimi Programı ve Montana Teknoloji Üniversitesi’nden araştırmacılar, henüz hakemli dergi incelemesinden geçmeyen makalelerinde, bilim kurgu filmlerini aratmayacak bir tez ortaya attı. Söz konusu makale, dünya üzerinde ‘gizlenmiş akıllı varlıklardan’ oluşan ‘kripto dünyalılar’ kavramını gündeme getirdi.

IFL Science bilim haberleri portalının aktardığına göre, söz konusu ‘gizli dünya sakinleri’ NASA’nın Tanımlanamayan Uçan Cisimler (UFO) yerine araştırmaya başladığı Tanımlanamayan Anormal Olaylar’ın (UAP) pek çoğundan sorumlu olabilir.

Araştırma yazarları Tim Lomas, Brendan Case ve Michael Paul Masters, ResearchGate platformu üzerinden de erişim sağlanabilen Haziran 2024 tarihli makalelerinde, ilk olası UFO pilotu kategorilerini sundu. Bunlara ‘insan kripto dünyalıları’ denildi ve ‘çok uzun süre önce (sel ve benzeri sebeplerle) büyük ölçüde yok olmuş ama artık bir formda var olmayı sürdüren teknolojik olarak gelişmiş antik bir insan medeniyeti’ olarak nitelendirildiler.

İddiaya göre, yanardağlarda ya da okyanusun derinliklerinden süzülen bu çok az sayıda hayatta kalmış ‘antik süper insan’ ilk olarak bilim insanı Albert Einstein’ın eski asistanı Dr. Shirley Wright tarafından ortaya konulmuştu. Buna göre, Wright, Einstein ve kendisinin 1947 yılında ‘Roswell UFO kazasından’ elde edilen ‘biyolojik varlıkları’ incelemek için davet edilmişti. 1993 yılında konuşan Wright, pilotların ‘sadece insan olduklarını ama gelişmiş bir formda olduklarını’ anlatmış, türlerinin ‘gezegenimizde, yer altında ikamet ettiğini’ ileri sürmüştü.

Makaleye göre, diğer kripto dünyalı alt tipleri arasında oldukça gelişmiş, insan olmayan primatlar ya da hava araçlarını dağların ötesinde muhafaza eden sürüngenler de olabilir. Örneğin, Meksika’nın iç kesimlerindeki Popocatepetl Yanardağı ve Kaliforniya’daki Shasta Dağı, ‘UFO görme merkezlerinden’ ikisiydi, dolayısıyla da ‘gizli ama oldukça akıllı varlıkların olası ikamet yerleri’ olabileceği iddia edildi.

 ‘İnanılmaz hızlarda’ seyredebilen Tanımlanamayan Batan Nesnelere (USO) ilişkin donanma personeli raporları ise söz konusu ‘kripto dünyalıların’ esasında okyanuslarda yaşıyor olabileceği iddiasını beraberinde getirdi. 1987 yılına ait bir raporda, bir Yeni Zelanda fırkateyninin, iddiaya göre, saatte 4 bin 800 kilometre hızla ilerleyebilen 243 metre uzunluğundaki bir USO tarafından takip edildiği ifade edilmişti.

Üç araştırmacı, makalelerinde Harvard Üniversitesi’nden tartışmalı bir astrofizikçi olan Avi Loeb’in iddialarına da yer verdi. Bu araştırma ile ilgisi bulunmayan Loeb, Ay’ın da esasında bir ‘kripto dünyalı üssü’ olabileceğini öne sürmüştü. Son olarak, araştırmacılar, çoğu UFO’nun arkasındaki mühendislerin ‘gözümüzün önünde’ olabileceğini, insanların arasına karışmaya vakıf olan uzaylılar olabileceğini iddia etti.

Öte yandan, araştırmacıların kendileri de araştırma önerilerinde, bu fikirlerin pek çok bilim insanı tarafından şüpheyle karşılanmasını beklediklerini ama ‘bazı UAP’lerin doğası düşünüldüğünde bu olasılığın göz ardı edilmemesi gerektiğini’ savundu. Araştırmacılar ayrıca ‘kripto dünyalıların varlığının olasılıklı olmadığını düşündüklerini ama bunun imkansız olmadığını’ da kaydetti.

Araştırmacılar, UFO’lara ilişkin tüm mevcut kanıtlara dayanarak, kripto dünyalıların var olma olasılığını yüzde 10 olarak hesapladı. Philosophy and Cosmology dergisi tarafından yayınlanmak üzere kabul edildiği belirtilen araştırmanın ön basım versiyonuna ulaşmak mümkün.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu