ManşetPolisiye

Arhun Ve Muslu Davası 3 Haziran’a Ertelendi

Turizm Bakanlığı eski Turizm Planlama Müdürü Turgut Muslu ve İş insanı Tekin Arhun’un Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülen davasına dün de devam edildi.

Turizm Bakanlığı eski Turizm Planlama Müdürü Turgut Muslu (Sanık 1) ve İş insanı Tekin Arhun’un (Sanık 2) Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülen davasına dün de devam edildi.

SAVCILIK CAFER GÜRCAFER’İ TANIK OLARAK DİNLETTİ

Savcı Mustafa İldeniz dünkü duruşmada, C&T Construction’un (Tekin Arhun’un ortağı olduğu ve Kaskon LTD ile aralarında hukuk davası olan şirket) ortağı Cafer Gürcafer’i dinletti.

GÜRCAFER: TEKİN ARHUN’LA ORTAKTIK

Meslek Lisesi elektrik-elektronik mezunu olduğunu, 30 yıldır müteahhitlik yaptığını ve son 18 yıldır da Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı olduğunu belirten Gürcafer, davaya konu projenin yapıldığı (Bafra Atık Su Arıtma Tesisi) dönem C&T Construction’da Tekin Arhun’la ortak olduklarını kaydetti.
Devlet ihalesi açılarak başlanan projenin yüklenici firması olarak ihaleyi kazandıklarını ve inşaatını yaptıklarını anlatan Gürcafer, adada ilk kez böyle büyüklükte biyolojik bir tesis projesi yapıldığını belirtti.
Projenin müşavir firmasının da Bakanlar Kurulu kararıyla ODTÜ’ye bağlı EBİ adlı firma olduğunu kaydeden Gürcafer, EBİ’nin sadece bu projenin değil TC Yardım Heyeti’nin finanse ettiği tüm projelerin TC adına kontrolörlüğünü yaptığını belirtti.
EBİ’nin kontrolörlüğünü yaptığı projeler için aylık faaliyet raporları çıkardığını, bunların da yüklenici firmanın hak ediş raporları öncesinde hazırlandığını ve tüm kamu ihalelerinde ayda bir hak ediş çıktığını anlatan Gürcafer, aylık faaliyet raporlarının; yüklenici firma ödeme istediği (Hak ediş) zaman rutin hazırlanan bir raporlama olduğunu belirtti.

“BAZEN RAPORLARA İTİRAZ ETTİĞİMİZ OLURDU”

Bu projedeki İTA amirinin Turizm Planlama Dairesi olduğunu ve EBİ’nin hazırladığı aylık faaliyet raporlarının buraya gönderildiğini belirten Gürcafer, bu raporların aynı zamanda C&T’ye de gönderilip gönderilmediğini hatırlamadığını kaydetti.
Gürcafer, “Bu iş diğerlerinden biraz daha farklıydı, burada 7/24 bir kontrolörlük durumu vardı. Şartname gereği. Bizim teknik elemanlarımız ve şantiye şefimizle birlikte EBİ’nin elemanları sahaya birlikte çıkar, tespitleri birlikte yaparlardı. Aylık faaliyet raporları da bu şekilde hazırlanırdı. Bazen raporlara itiraz ettiğimiz olurdu, değiştirilirdi” dedi.
“Tekin Bey işin mali kısmıyla ilgilenirdi ve çok titizdi. Muhakkak doğrulama yapardı. Geldiği ispatlanmayan bir malzeme varsa ödeme yapmazdı” diyen Gürcafer, kendisinin de devlet yetkilileriyle görüştüğünü hatta buradaki yetkililerle aralarında anlaşmazlık olursa direkt Ankara’ya gittiğini anlattı.
Gürcafer, C&T olarak beton aldıkları firma olan Kaskon’la C&T arasındaki hukuk davasında da Kaskon tarafından tanık olarak çağırıldığını belirtti ve şahadet verdiğini belirtti.

RAPORLAR İNCELENDİ

Bu davada “emare 3” olarak kayıtlı olan ve sahtelendiği söylenen ve o hukuk davasında Turgut Muslu tarafından emare olarak sunulan ilgili aylık faaliyet raporunu o davada gördüğünü ve “Bu rapor tamam değil” dediğini aktaran Gürcafer, ilgili raporda fotoğraflarla bilgiler arasında farklılıklar olduğunu gördüğünü kaydetti.
Gürcafer, “Raporu gördüğümde; EBİ’de orijinali olduğunu ve oraya bakılması gerektiğini söyledim” dedi.
Mahkemede orijinal olduğu söylenen ve bu davada “emare 1” olarak kayıtlı olan aylık faaliyet raporuna da bakıldı ve iki rapor karşılıklı incelendi.
Savcı Mustafa İldeniz, emare 1 raporda “beton işleri tamamlandı” denilen yerlere daha sonra beton dökülüp dökülmediğini sordu, Gürcafer beton döküm talep formlarına göre döküldüğünü söyledi.

BETON DÖKÜM TALEP FORMLARINA BAKILDI

Beton döküm taleplerinin C&T’nin şantiye şefi tarafından EBİ’ye yapıldığını ve onay aldıktan sonra da Kaskon’dan beton talep edilerek döküldüğünü söyleyen Gürcafer, 5.6.2006-.7.7.2006 tarihlerini kapsayan bu aylık faaliyet raporu sonrası 9.9.2006 tarihindeki talep formuna göre beton dökme talebi yapıldığını savundu.
Mahkemede bazı talep formaları incelendi ve emare 3 raporda “beton işleri tamamlandı” yazan bazı yerler için beton döküm talebi yapıldığı savunuldu ve Cafer Gürcafer’in hukuk davasındaki şahadetinin bazı bölümleri tutanaklardan okundu.

DOLMACI’DAN TEK SORU

Gürcafer’i daha sonra savunma avukatlarından Süleyman Dolmacı tek bir soru sorarak istintak etti.
Dolmacı, “Sahada olsun ya da olmasın, bir mimar veya mühendis yani bir profesyonel; ‘betonerme’ kelimesini kullanır mı?” diye sordu.
Gürcafer, “Kullanmaz” cevabını verince Dolmacı, “Turgut Muslu da bir mimardır” dedi.

ÇINAR ‘BETONERME’ KELİMESİNİ SORDU, GÜRCAFER “TEKİN ARHUN BU KELİMEYİ KULLANMAZDI AMA TÜRKİYE’DE KULLANILIYOR” DEDİ

Savunma avukatlarından Serhan Çınar da Gürcafer’i istintak etti.
Çınar Gürcafer’e, Tekin Arhun’un ‘betonerme’ kelimesini kullanıp kullanmadığını sordu. Gürcafer, “Kullansaydı hatırlardım. Sadece Tekin Arhun değil bence hiçbir Kıbrıslı kullanmaz. Ama mahkemede bu konu geçince ben de araştırdım ve Türkiye’nin bazı bölgelerinde kullanılıyor. Lefkoşa’ya Lefkoşe dendiği gibi” cevabını verdi.
Çınar Gürcafer’in hukuk davasında şahadetinde EBİ’nin ciddi bir şirket olduğunu, raporlarını antetli kâğıda ve imzalı şekilde hazırladığını ve ‘betonerme’ kelimesini de kullanmayacağını söylediğini hatırlattı ve orijinal olduğu söylenen emare 1 ile sahtelendiği söylenen emare 3 raporun hangisinin antetli kâğıda ve imzalı olarak hazırlandığını sordu.

GÜRCAFER: BURADA YANILDIM

Gürcafer iki raporu da inceledi ve sadece ilk sayfalarının antetli kâğıt olduğunu ve imza/mühür bulunmadığını belirtti, “Burada yanıldım” dedi.
Çınar Gürcafer’e bu aylık faaliyet raporlarının yüklenici firma yetkilisiyle birlikte EBİ yetkilileri tarafından birlikte hazırlanıp hazırlanmadığını sordu, Gürcafer birlikte hazırlandığını söyledi.
Gürcafer Çınar’ın, “Hazırlanan bu raporlara itirazınız olur muydu?” sorusuna ise “Evet. Mesela bazen ayın 1’inde bir milyonluk bir iş yaptınız ama bir önceki ayın ödemesi çıkacak ve bu işin parası bir ay bekleyecek durumlar olurdu. O zaman derdik ki; bu işin parası da bu ay ile birlikte çıksın. Değiştirilirdi ve bu da eklenirdi” cevabını verdi.

GÜRCAFER: FOTOĞRAFLARIN GERÇEĞİ YANSITABİLMESİ İÇİN SADECE GÜNÜNÜN DEĞİL SAATİNİN DE DOĞRU OLMASI LAZIM

Serhan Çınar Mahkemede emare 1 ve emare 3’e bakılmasını istedi ve orijinal olduğu söylenen rapordaki fotoğrafların tarihlerini sordu, Gürcafer bazılarında tarih olmadığını, bazıların da ise 7-10 gün öncesine ait fotoğraflar bulunduğunu doğruladı.
Çınar, 5.6.2006-.7.7.2006 tarihlerini kapsayan raporda “betonarme işleri tamamlandı” yazan 2 bin metreküplük su deposunun fotoğrafları olmadığını ancak buraya betin dökülmesinin eylül ayında ayına kadar bekletilip bekletilemeyeceğini sordu.
Gürcafer, bunun bekletilemeyeceğini söyledi.
Bunun üzerine Çınar, “beton işleri bitmemişti, burası için yeniden beton talep edildi” savunmasına konu olan talep formalarına işaret etti, “O halde az önce okuduğunuz beton taleplerinin buradaki su deposuyla alakası yok” dedi, Gücafer buna “Evet” yanıtını verdi.
Çınar, raporlardaki fotoğrafların gerçeği yansıtabilmesi için raporun kapsadığı dönemin son günü çekilmiş olması gerekip gerekmediğini sorunca Gürcafer sadece gününün değil saatinin bile doğru olması gerektiğini kaydetti.

GÜRCAFER: EVET, BÖYLE BİR ŞEY BEKLEMİYORDUM

Çınar bu sırada 5.6.2006-.7.7.2006 tarihlerini kapsayan rapordaki bazı fotoların incelenmesini istedi. Mahkemede bunlar incelendi ve orijinal denilen rapordaki fotoğrafların tarihlerle uyuşmadığı tespiti yapıldı.
Çınar, “O zaman bu fotoğraflar bu işin şahidi olamaz, öyle değil mi?” diye sordu, Gürcafer, “Fotoğrafların neden geciktiğinin raporlanması gerekirdi” dedi.
Çınar bunun üzerine, “Şahadet verdiğiniz Mahkemede bunu fark etmediniz ve ilk kez fark ettiniz değil mi?” diye sorunca Gürcafer “Evet, böyle bir şey beklemiyordum” yanıtını verdi.
Çınar Gürcafer’e, hazırlanan aylık faaliyet raporları ve hak ediş raporlarının kendilerinin istemesi durumunda verilip verilmeyeceğini sordu.
Gürcafer, “Bizim şantiye şefimiz çok titizdi. Her şeyin bir kopyasını alırdı. Mesela hak edişler aslında resmi evraktı ve kurye ile götürülmesi gerekirdi ancak açıkçası tüm müteahhitler bunların birer kopyasını elden alırdı” dedi.
Bu sırada istintak sona ermeden mesai saati sona erdi ve dava görüşülmek üzere 3 Haziran Pazartesi günü saat 11.00’a ertelendi. (Kamalı Haber)

Diğer Haberler

Başa dön tuşu