ManşetSiyasetYerel Haberler

Meclis’te Akaryakıt Alımı Ve Yabancılara Arazi Satışı Tartışıldı

 Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda muhalefet milletvekillerinin konuşmalarını cevaplayan Başbakan Ünal Üstel, "Yabancılara mal satışına ilişkin telaş edecek, yüksek rakamlar yoktur... Bugün ülke ekonomisinin çarkları dönüyorsa müteahhitlerin yaptığı işler ve bu çalışmaların turizme yaptıkları etkiler sayesindedir" dedi.

 Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda muhalefet milletvekillerinin konuşmalarını cevaplayan Başbakan Ünal Üstel, “Yabancılara mal satışına ilişkin telaş edecek, yüksek rakamlar yoktur… Bugün ülke ekonomisinin çarkları dönüyorsa müteahhitlerin yaptığı işler ve bu çalışmaların turizme yaptıkları etkiler sayesindedir” dedi.

Yasama ve denetim gündemiyle toplanan Meclis Genel Kurulu’nda ilk olarak CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, 62. madde tahtında “devletin zarar uğratılması” ile ilgili konuşmak üzere söz aldı.

Erhürman, konuşmasında, hükümetin  “ihaleyle akaryakıt alımında devletin zarara uğradığı” iddiasıyla başlattığı ihalesiz akaryakıt alımı sonucunda devletin  “göz göre göre milyarlarca dolar zarara uğratıldığını” söyledi.

Konuya ilişkin bir özel şirketin Kıb-Tek’e açtığı davanın geçen günlerde gerekçeli kararının çıktığını kaydeden Erhürman, bu kararın “ibretlik tespitler içerdiğini” ifade etti ve ilgili mahkeme kararındaki bazı hükümleri okudu.

“Zararın engellenmesi için yapılan eylemin daha da zarara neden olduğunu” savunan Erhürman, mahkemenin davacı şirkete 343 bin 854 dolar tazminat ödenmesi kararına dikkat çekti.

Erhürman, şirketin iddialarına karşın Kıb-Tek’in meselede zarara uğradığını iddia ettiğini aktararak, Kıb-Tek’in süreç içerisinde “ihalesiz alımdan dolayı”, yaklaşık 3 milyonluk akaryakıt alımını, yaklaşık 9 milyonluk Güney’den alınan elektrik için yapılan ödemeyi, AKSA’ya, numune analizlerine verilen ve gaz tribünlerinin fazladan çalıştırılması için yapılan ödemelerin hepsini “zarar” olarak gösterdiğini kaydetti.

Mahkemenin kararında, milyonlarca liralık zararın Kıb-Tek tarafından itiraf edildiğini söyleyen Erhürman, “Bu bir defa değil 5 defa istifa sebebidir” dedi.

İhalesiz alımı, kendilerinin çok defa uyarmasına rağmen, sözleşmeyi uzatmayarak kendilerinin tercih ettiğini savunan Erhürman, söz konusu mahkeme kararının her bir satırının utanç vesilesi olduğunu öne sürdü.

Erhürman, mahkeme kararında, neden ihalesiz alındığına dair bir izahata rastlanmadığı ibaresine dikkat çekerek, “Peki neden izah etmediniz?” diye sordu, her şeyin “ihalesiz akaryakıt alma sevdası”ndan olduğunu savundu.

Erhürman, mahkemenin ilgili şirketin teminat mektubunun serbest bırakılması talimatına rağmen, Kıb-Tek idaresinin buna uymadığının kararda yazdığını dile getirdi.

Zarara ek olarak tazminat da ödenileceğine işaret eden Erhürman, “Şimdi bütçe konuşacağız, okullara, hastanelere para yok” dedi ve İyi İdare Yasası’na işaret ederek, bu paranın rücu edilmesi gerektiğini kaydetti.

CTP Milletvekili de Fazilet Özdenefe de, söz konusu olayın Ceza Yasası altında bir suç teşkil ettiğini savundu.

Yabancılara mülk satışı hakkında da konuşan Erhürman, yabacı bir şirkete Düzova’da 50 dönüme yakın arazi alımı izni veren 23 Kasım tarihli Bakanlar Kurulu kararını okuyarak, kararda şirketin yatırım amacının yazılmamasını ve amacın bilinmemesini eleştirdi. Erhürman, Bakanlar Kurulu kararlarının gerekçeli olması gerektiğini kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel’in basında çıkan “UBP’nin kurultayını Eylül 2024’te yapılacağı ve bunun Türkiye Cumhuriyeti’ne bildirdiği” ifadelerini eleştiren Erhürman, “Siyasal Partiler Yasası’nda kurultayların Türkiye’ye bildirilmesi gerektiğini söyleyen bir hüküm mü var?” diye sordu, Türkiye Cumhuriyeti ile mevcut ilişkilere eleştirilerde bulundu.

Erhürman, “Bunların yanınıza kalacağınızı düşünürsünüz, yanınıza kalmayacak” dedi.

Erhürman’ın ardından söz alan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Bakanlar Kurulu kararına ilişkin açıklamalarda bulunarak, söz konusu arazi alımının tarımsal amaçlı olduğunu kaydetti.

Oğuz, yabancılara yönelik kısıtlamalara ilişkin çalışmalar yaptıklarını hatırlatarak, yap-sat’ı yasaklayacaklarını, ancak mal satımını yasaklamayacaklarını belirtti; yap-sat haricinde teminatın da yükseltildiğini ekledi. Oğuz, Mesarya’yla ilgili çalışmaların hızlı şekilde devam ettiğini söyledi.

CTP Genel Başkanı Erhürman, yerinden söz alarak, eleştirilerinin gelecekle ilgili değil mevcut alınan kararda gerekçenin yazılmaması olduğunu kaydetti.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da, kürsüye çıkarak, kendi döneminde yürütülen ihalesiz yakıt sürecini anlatarak, bu süreçte yakıt alımında hiçbir zararın meydana gelmediğini kaydetti.

Kendisinden sona gelenlerin TPİC’le yeniden alım için çalışmalar yaptıklarını, sözleşme gereği davacı şirketin de 9 bin ton akaryakıt getireceğini bildiklerini belirten Arıklı, bu süreçte şirketin kendilerine şantaj yaptığını söyledi ve 9 bin tonu da getirmediğini ifade etti. Arıklı, bu noktada ülkenin karanlığa gömülmemesi için pahalı yakıt almak zorunda olunduğunu ifade etti.

Arıklı, mahkeme kararına ilişkin, “Kurumun avukatı hiç savunma yapmasaydı, çok daha hafif bir karar çıkardı” diyerek, Bakanlar Kurulu’nun süreçten haberi olmadığını, kararın da ellerine geçmediğini dile getirdi. Kurumun bu kadar savunmasız bırakılmasının üzüntü verici olduğunu ifade eden Arıklı, istinafa gidileceğini açıkladı.

Rum tarafından, pik dönemlerinden dolayı sürekli elektrik alındığını de belirten Arıklı, bunun bir zarar olmadığını söyledi.

Bakan Arıklı’nın ardından dönemin Ekonomi ve Enerji Bakanı, UBP Milletvekili Sunat Atun kürsüye çıkarak, o dönemde yaşanan süreç hakkında bilgi verdi; kendilerinin devletin yakıt temininin güçlü ve altyapısı geniş imkanlara sahip olan bir tedarikçiden yapılması gerektiği görüşüne vardıklarını kaydetti.

Atun, bu olayların cereyan ettiği zamanların Rusya-Ukrayna Savaşı’nın en hararetli dönemleri olduğuna da işaret ederek, petrolün en önemli emtianın olduğu o dönemde alınan kararın üretilen bir çare olduğunu belirtti.  

Atun, davacı şirketin bir devlete akaryakıt sağlayacak altyapıya sahip olmadığı değerlendirmesi yaptıklarını kaydederek, niteliksel olarak devlet kurumu olan ve geniş bir altyapıya sahip TPIC’ten alınmasına karar verdiklerini anlattı.

Mahkeme kararına ilişkin de konuşan Atun, Güney Kıbrıs’a ödenen paranın zarar olarak ifade edilmesinin değerlendireleceğini, bunun tamamının zarar olmasının mümkün olmadığını kaydetti.

Bakanlar ve milletvekillerinin ardından söz alan Başbakan Ünal Üstel ise ilk olarak Kurultay konusuna değinerek, “Kurultay UBP’nin içerisinde yaşanan bir yarış. Bu yarışın ne zaman olacağını UBP’nin yetkili organı MYK karar verir, Parti Meclisi onaylar ve kamuoyu ile paylaşır. Yaklaşık bir ay önce oy birliğiyle MYK’da bu karar alındı. Bu yeni çıkmış bir tarih değildir” dedi.

Üstel, 40’ıncı yıl kutlamaları çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen üst düzey yetkililerle yapılan konuşmalarda soru üzerine tarihi paylaştıklarını kaydederek, “Yanlış mı yaptık? diye sordu.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın TBMM’de yaptığı “Gözümüz KKTC’de ve Bakanlar Kurulu’ndadır” açıklaması ve mal satışına ilişkin iddialara yanıt veren Üstel, yabancıların mal alımının bu ülkede 2004 Annan Planı’ndan sonra süratli bir şekilde arttığını, yaşanan durgunluğun ardından, hükümete gelen tüm iktidarların sektörün canlandırılması için çalışmalar yaptığını hatırlattı.

Üstel, CTP’nin iktidara geldiğinde bir ilki gerçekleştirerek yabancılara mal alımını 1’den 4’e çıkardığına işaret ederek, sorgulamanın sadece son 3 yıla yönelik yapılmasını eleştirdi.

Üstel, kendisi İçişleri Bakanı’yken yabancıların tapuda yaptığı sözleşmeleri bire indirdiğini anımsattı.

“Hepimizin bazı şeyleri eksik yaptığını kabul etmemiz lazım” diyen Üstel, Tapu Dairelerinde yıllardır otomasyon çalışmasının tamamlanamamasını eleştirerek, 2022 öncesi kayıtların defterlerde olduğunu, 2023 yılının ise bir tuşla alınabileceğini kaydetti.

Yabancılara mal satışına ilişkin “Telaş edecek, yüksek rakamlar yoktur” diyen Üstel, bugün ülke ekonomisinin çarkları dönüyorsa müteahhitlerin yaptığı işler ve bu çalışmaların turizme yaptıkları etkiler sayesinde olduğunu vurguladı.

Fidan’ın açıklamalarına ilişkin Üstel, “Sayın Hakan Fidan’ın yaptığı açıklama bütün yabancıların mal alırken Tapu Dairesi’nde bir tane kayıt hakkı var, ikincisi Bakanlar Kurulu’ndan geçer, güvenlik soruşturması yapılır ve ondan sonra alır” ifadelerini kullandı. Üstel, tapuda kaydı olan sözleşmelerin belli olduğunu, diğer sözleşmelerin de Meclis’e getirecekleri yeni yasa ile kayda alınacağını açıkladı, Savcılıktan görüş beklediklerini bildirdi.

Kıb-Tek’le ilişkin mahkemenin gerekçeli kararının incelenmesinin ardından tekrardan konuşulabileceğini ve kararlar üretebileceğini kaydeden Üstel, geçmişten beri Kıb-Tek’te kötü bir düzenin olduğunu ve kendilerinin bu düzeni bozduğunu belirtti.

Başbakan Üstel, yakıt alımıyla ilişkin de geçmişten gelen bir düzen neticesinde Kıb-TEk’e yakıtı ihaleyi kazanan şirketin getirdiğin, kaydederek, bazı durumlarda ihaleyi alan şirketlerin ertesi gün getiremeyeceğini bildirmesi gibi sıkıntılar yaşadıklarını, bu nedenle kurumsal bir şirketle çalışmak istediklerini belirtti.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu