EkonomiManşetÖzel HaberlerSiyasetYazarlar

Yeni Rant Kapıları Açıldı: Kıbrıslı Türkler Ekonomik Alandan da El Çektiriliyor

1974’ten sonra oluşan dönemlerin bir kaç farklı ganimet aşamaları var...

1974’ten sonra oluşan dönemlerin bir kaç farklı ganimet aşamaları var.

İlki elbette 1974 sonrasında olan mal -mülk dağıtımıyla gerçekleşen.

Daha sonra olan ise 2004’te tarafların eş zamanlı görüşüne başvurulan Annan Planı oylaması sonrası başlayan süreç…

Ciddi bir talan, yıkım ve rant dönemiydi o dönem…

“İnşaat Ya Resulallah” deyip dere, ağaç, çam, zeytin, tepe, dağ, deniz demeden rant ekonomisinin vahşiliğini görmüştük.

Hatta bir anımı anlatmak istiyorum.

Mesleki bir anı…

O dönem Çevre Koruma Vakfı Başkanı (ÇEKOVA) Kenan Atakol ile bir mülakat yapmıştım.

Annan Planı sonrası meydana gelen talan döneminde 10 bin zeytin ağacının rant için katledildiğini söylemişti.

Bu sözlerini manşete taşımıştık ve konu ciddi gündem olmuştu.

Devam edelim…

Bir diğer ganimet dönemi 2017’de Crans Montana sürecinin olumsuzlukla sonuçlanması sonrası yaşandı.

Nerede? İskele’de….

Hala daha da devam ediyor.

Tüm haşmeti ve ihtişamıyla rant ekonomisine katkısı ‘büyük’ oluyor.

Bu ranttan faydalanacak olanlar hep buralardan birileri olacak değil elbette.

Bir süreden beridir Türkiye’deki iktidara yakın kesimlerin de buralarda, benzer ama farklı alanlarda bundan faydalanmak istediği çok açık.

Kıbrıslı Türklerin 1974 öncesinde zorlukla kurduğu, oluşturduğu kurumlar, 74 sonrasının ‘rantçı’ siyasi iktidarları tarafından kötü yönetilmiş; bugün ise hem KKTC’deki hem Türkiye’deki iktidarlar tarafından da paylaşım rantının bir parçası haline getirilmek üzere.

Son günlerde tartışılan Kooperatif gibi.

Çok uzun yıllardır Başbakanlığa oturan ve doğal olarak da Kooperatiflerin yönetimini elinde tutan iktidarlar, orayı gerçek sahipleri olan Kooperatif yönetimlerine devretmekten hep uzak durdu.

Durdu çünkü işlerine gelmedi.

Orası bir istihdam kapısı.

İstihdam demek örgütlenmek demek. Yani oy…

Orası yandaşa kredi kapısı oldu.

Geldiğimiz aşamada da şimdi Türkiye sermayesine satılabileceği gündemde.

Giderek kendi ülkesinde yurtsuzlaşan, mülksüzleşen Kıbrıslı Türkler, ekonomik alanda da el çektirilmek mi isteniyor?

Hissiyatım o…!

Bu, iktidarlara yalakalık yapanların müstahakkı mı?

Bence biraz da öyle.

Belki birazdan da fazla.

Yaşayıp göreceğiz.

YAZI/ ARAL MORAL

Diğer Haberler

Başa dön tuşu