EğitimManşetÖzel HaberlerYazarlar

47 Adet Konteyner Sınıf İçin İhaleye Çıkıldı!

Her bir konteyner ortalama 25 bin dolara mal olurken kaba hesap 3 milyon 750 bin dolar harcanan bu konteynerler kime, kimlere nasıl yaptırılmıştır?

Türkiye’de 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen deprem sonrası 50 binlere ulaşan can kaybı ve ülkemizden de spor müsabakalarına katılmak üzere Adıyaman’da bulunan 35 gencecik fidan;  özellikle çocuklarımızı (Şampiyon Meleklerimizi ) kaybettiğimiz yürekleri dağlayan büyük acılar yaşanması sonrasında Kıbrıs’ın Kuzeyinde eğitimde çok da doğru bir sorgulama ile “okulların fiziki durumları” ve “depreme karşı dayanıklılığı” sorgulamaları başladı.

Yapılan denetimler sonucunda okul binalarının depreme dayanıksız ve yetersiz olduğu raporları ile korkuların gerçekleşmemesi adına o günlerde hızlı adımlar atılmış, yaşanan büyük acı hafızalarda, yüreklerde iken onlarca okul ve yüzlerce bina acilen boşaltılmıştı (acılar küllendikçe, hafızalardan silinmiş ).

Onlarca okulda eğitime bir süre ara verilmiş, sonrasında ise önce çadırlarda, daha sonra ise yeni okul yapılanma modeli olarak devrimsel bir buluşla (!) konteyner sınıflara ve okullara dönüşmüştür.

Bu düzenlemeler sonrasında yaşanan süreçte, bu yapı modelinin okulların onlarca sorunlarına ek olarak, plansızca yerleştirilen, konteyner sınıfların, okullarda yetersiz olan boş alanları doldurduğu ve nefes alınan alanların tıkanması neticesinde spor- sosyal alanların ve bahçe alanlarının yok edilmesi eğitimde bambaşka problemlere sebebiyet vermiştir.

Yaşanan süreçte, sorunlu bulunan okul binalarının tamiri veya yeniden inşası çalışmaları için vatandaşlardan ek vergi istenmiş ve toplanan deprem vergileri (yüz milyonlar) yeni okullar yerine konteynerlere mi harcanmıştır? Bulunan çözüm bu mudur ?

Halktan toplanan ek vergiler konusunda da topluma detaylı bir açıklama yapılması, vergi gibi hassas bir konuda şeffaf davranılması yönetenler açısından bir zorunluluktur.

Olağanüstü durumlarda, (savaş, deprem, yangın vb.) en güvenli yaşam alanları olması gereken okullar, yapılan planlamalarda, sivil halkın toplanma ve barınma alanları olarak belirlenmiştir.

Ancak okullarımızın hiç de bu planlananlara göre güvenli barınma yerleri olmadığı, bu gibi durumlarda aslında “tabut okullara” dönüşebileceği, hem raporlamalarla, hem de her yıl yaşanan tavan çökmesi, sıva düşmesi, merdiven mermerlerinin kırılması gibi olayların çocuklarımız okulda iken yaşanmasını gözlerimizle görüyor; öğrenci ve öğretmenlerimiz her gün yaşıyorlar.

Peki bizim için en değerli varlıklarımız olan çocuklarımıza reva gördüğümüz, en güvenli yerlerimiz bu okullar mı?

Okul binalarının güvenilir ve olağan üstü durumlarda, dayanıklı kendi kendine yeten sosyal alanları olan güvenli binalar olması yönünde çözümler üretilmesini beklediğimiz, Milli Eğitim Bakanlığı ve hükümetimiz, zahmetsizce ve geçici olması gereken konteyner yapılarda mı çözümü bulmuştur? (!)

“Konteyner sınıf”  tanımına bakarsak, kanun gereği taşınabilir nitelikte muvakkat (geçici) yapılar sınıfında yer alan yapılardır.

 Konteyner sınıfların elbette hızlı ve ucuz olması gibi avantajları vardır. Bu yapıların özellikle de sınıf olarak kullanılmasında dezavantajları da çoktur.

25-30 kişilik sınıflarda mevsime göre nem sorunu, sıcak-soğuk sorunları ve eğitimin kış aylarına denk geliyor olması, yağmur, dolu gibi hava olaylarında, tavandan gelen sesler ile (akustik) olumsuzlukları gibi sorunları da kendi içerisinde barındırmaktadır. Genel tanımında yazdığı gibi, zorunlu durumlarda, geçici bir yapı olarak kullanılması anlaşılabilirdir. Ancak yaşanan gelişmelerden anlaşılıyor ki Milli Eğitim Bakanlığı’nın kalıcı çözüm planlaması yok, bu konuda fiziki bina, okul, sınıf çözümlerini, ikinci yıla girerken de konteynerlerle çözme yoluna devam ediyorsunuz.

 Tüm bu alanlarda güvenli okullar yerine, neden konteynerle devam ediyorsunuz? Bunun nedenlerini kamuoyuna açıklamak sizler için bir gerekliliktir.

Çağdaş, güvenli, sosyal alan donatıları bulunan okullara ihtiyacımız vardır.

 Bakanların odaları gibi lüks olmasa da, mimarların, mühendislerin önerdiği, dayanıklı sınıf ve okul alanlarının planlanmasını duymayı beklerken, Merkezi İhale Komisyonu ( MİK ) tarafından 26/07/2024 tarih ve 238/2024 ve 239/2024 teklif şartnamelerine göre, 2024-2025 Öğretim yılında kullanılmak üzere 47 adet konteyner sınıf ve 4 adet de prefabrik tuvalet alımı için ihaleye çıkılmıştır. Tamamladığımız öğretim yılında da 100 civarında konteyner sınıf kurulduğunu hatırlayacak olursak, en basit hesapla, ortalama 500 kişilik bir okul 20 sınıftan oluşur. Basit hesap MEB alınan bu konteynerle 7 okul yapmış gibi davranarak, gerçek çözümlerden uzak, sorunları geleceğe atarak, iktidara devam etmek istiyor.

Bu işin bir diğer yanı ise (iki satır yazmazsam çatlayacağım) her bir konteyner ortalama 25 bin dolara mal olurken kaba hesap 150*25.000: 3,750.000 ( üç milyon yedi yüz elli bin ) dolar harcanan bu konteynerler kime, kimlere nasıl yaptırılmıştır?

 Veya söküldüğü zaman ne olacaktır?

Bu gibi çılgın soruları da sorarak bitirmek istiyorum.

Kalın sağlıcakla…

YAZI/ OZAN ÇOLİ

Diğer Haberler

Başa dön tuşu