ManşetÖzel HaberlerSağlıkYaşamYazarlar

Dengeli ve Düzenli Beslenenler Bazı Kişiler Neden Kilo Veremiyor?

Bu hafta hedef kilonuza ulaşırken uygulayabileceğiniz yardımcı taktiklerden ve yapılan birkaç “gizli” hatadan bahsedeceğiz.

Geçen haftamızın konusu olan “Ben neden zayıflayamıyorum” başlığımıza ek olarak, bu hafta hedef kilonuza ulaşırken uygulayabileceğiniz yardımcı taktiklerden ve yapılan birkaç “gizli” hatadan bahsedeceğiz.

Konumuza girmeden önce dikkat çekmek istediğim nokta ise uzun vadede aslında kilo alımına ve obeziteye nelerin yol açtığıdır.

 Genetik, hormonal veya diğer komplikasyonları göz ardı edecek olursak diyetinizde yeterince lif oranı yüksek besin tüketmemek; enerjisi yüksek ve hacmi düşük gıdaları tercih etmek, doymuş ve trans yağ oranı yüksek gıdaları tercih etmek, şeker oranı yüksek paketlenmiş gıdaları tercih etmek, içerisindeki malzemenin miktarından ve besin değerinden emin olamadığınız “fast food” ürünlerini sıkça tüketmek, yeterince evde yemek yapmamak, tabağınızın çoğunluğunu oluşturması gereken sebzeye yeterince önem vermek yerine tabağınızın yarısından fazlasını bir karbonhidrat grubuyla doldurmak, sürekli bireyler atıştırmak veya gün içinde yeterince aktif olmamak gibi faktörleri ele alabiliriz.

***

Konunun özüne bakacak olursak, “dengeli ve düzenli besleniyorum ama kilo veremiyorum” şikayeti burada daha da kritik bir hal alıyor. Burada “gizli” hata olarak adlandırdığım birkaç faktör ortaya çıkıyor. Bu faktörler arasında porsiyon kontrolü bulunmaktadır.

Bazen bireyler “sağlıklı” veya sağlığa faydalı olarak adlandırılan gıdaların porsiyonunu kaçırabiliyor. Bir gıdanın sağlığınıza faydası olmasının veya “sağlıklı” olarak adlandırılmış olması, her zaman kalorisinin düşük olduğu anlamına gelmemektedir.

 Buna verebileceğim en büyük örnek, kuruyemiş yani bizim yağlı tohumlar olarak adlandırdığımız ceviz, fındık, fıstık, badem vb. gıdalardır ve bu gibi gıdaların hacmi küçük olduğundan bireyler bu gıdaları fazla tüketebiliyorlar.

Bir diğer gizli faktör ise, bazen gıdaların üzerinde bulunan “sağlıklı”, “şekersiz” veya “düşük yağlı” etiketine aldanmak oluyor. Bir gıdanın şekersiz veya diyabetik olarak etiketlenmesi bu ürünün düşük kalorili olduğu anlamına gelmiyor her zaman.

 Çoğu zaman diyabetik ürünleri incelediğinizde aslında ürünün içerisinde bulunan yağ oranının yüksek olduğunu göreceksinizdir. Bunun dışında bazı “düşük yağlı” olarak adlandırılan ürünlerin ise aslında ilave şeker oranının yüksek olduğu ile karşılaşabilirsiniz.

Bir diğer faktör ise, aralıklı oruç diyetine her bireyin uyumluluk sağlayamayacağı gerçeğidir. Bazen bireyler bu diyeti uygularken uzun süreli aç kalınan periyodun ardından ilk öğünlerinde veya diğer öğünlerinde bizim “over eating” olarak adlandırdığımız yani çok fazla/gerektiğinden fazla besin tüketme gibi bir yeme davranışı sergileyebiliyor ve bu da uzun vadede kilo alımına sebep verebiliyor.

***

Proteinin diyetimizdeki önemi kaçınılmaz. Proteinler hem uzun süre tok tutma özelliğine sahipken, hem de vücudumuzun aslında sindirmeye çalışırken en çok enerji harcadığı makro besindir. Bu yüzden mutlaka öğünlerinize benim temiz protein olarak adlandırdığım, doymuş ve trans yağ oranı yüksek olmayan bir protein grubu eklemeyi deneyebilirsiniz.

Yaz aylarının gelmesiyle meşrubat tüketimi daha da artış göstermektedir ve bu bizim kalorilerini içmek olarak adlandırdığımız durumu ortaya çıkarmaktadır. Tükettiğiniz %100 olan meyve suları, paketlenmiş gazlı içecekler çoğu zaman yüksek şeker oranına sahiptir. Bu meşrubatların yerine günde 1 adet olacak şekilde maden suyu veya su ile tüketmeyi tercih edebilir, %100 olsa bile meyve suyu yerine meyvenin kendisini tüketmeyi tercih edebilir ve meyvenin posasının vereceği tokluk hissinden de faydalanabilirsiniz. Buna ek olarak genel diyetinizdeki posa miktarını artırabilir, her öğününüzde mutlaka salata ve sebze ekleyerek hem vitamin ve mineral ihtiyacınızı kolaylıkla karşılayıp hem de tokluk hissini uzun süre koruyabilirsiniz.

***

Konumuz salata ve sebzeden açılmışken burada salataya eklenen soslardan ve zeytinyağından bahsetmek istiyorum. Zeytinyağının sağlığımıza olan faydası yadsınamaz fakat salatalarınıza zeytinyağı eklerken, 1 yemek kaşığı zeytinyağında yaklaşık 120 kalori olduğunu göz önünde bulundurmakta fayda olabilir, bu şekilde farkına varmadan günlük tüketmeniz gereken kalorilerin dışına çıkmamış olursunuz.

Bir diğer konu ise salatalarda kullanılan soslar. Bu tarz salata sosu olarak geçen soslar genelde yağ ve ilave şekerden zengin olup, kullandığınız miktara göre aslında günlük tüketmeniz gereken kaloriyi fark etmeden aşmanıza sebep olabiliyor.

***

Son olarak bahsetmek istediğim ama aslında çok kritik olan, ürünlerin üzerindeki besin tablolarını iyi okuyamamak. Çoğu zaman ürünlerin arkasındaki besin tablolarına baktığınızda 100g’da veya 100 ml’deki miktarının belirtildiğini göreceksiniz. Bazen bu bireylerin dikkatinden kaçabilmektedir ve halbuki ürün 100g veya 100ml’den çok daha fazlayken tüketeceği paketteki tüm kalorinin aslında 100g için verilen değer olduğunu sanabiliyor. Bazı ürünlerde ise ‘per pack’ yani bir pakette belirtisini göreceksinizdir, bu aslında pakette bulunan ürünün toplam kalorisini yansıtmaktadır.

Bu bahsettiğimiz birkaç gizli hataları düzeltmek diyetin etkinliğini önemli derecede artırabilmektedir ve sağlıklı, sürdürülebilir kilo kaybını destekleyebilir. Bugünden başlayarak bu bahsettiğimiz faktörlere dikkat edip kilo verme serüveninizde bunlardan kaçınabilirsiniz.

Haftaya yepyeni bir konu ile görüşmek üzere.

Sağlığınız eksik olmasın.

YAZI/ DİYETİSYEN ÇAĞRI ÖZLÜTAŞ

Diğer Haberler

Başa dön tuşu