EğitimManşetYazarlar

Okullarda Mezuniyet Heyecanı…

2023 – 2024 Öğretim yılının son günleri, her zaman olduğu gibi mezuniyet törenleri ve yeni okullara kayıt heyecanı ve koşuşturması içerisinde geçmektedir.

2023 – 2024 Öğretim yılının son günleri, her zaman olduğu gibi mezuniyet törenleri ve yeni okullara kayıt heyecanı ve koşuşturması içerisinde geçmektedir.

Bu hafta bu iki konu ile ilgili kısa kısa bilgiler verip düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Mezuniyet törenleri ve diplomalar, her insanın hayatı boyunca yaşaması gereken en güzel anlardan birisidir. Diploma ve törenleri zorunlu bir süreci, birçok konuda başarı ile tamamlayıp, bir sonraki evreye geçişlerin simgesidir.

İlkokulda başlayan beş yıllık sürenin ardından, çocukluktan çıkıp ergenliğe ilk adımların atıldığı ve ortaokul heyecanın yaşandığı bu süreçte, ortaokullarda üç yılın ardından alınan diploma ve hayata dair ilk yönlendirmelerin, adımlarının atıldığı çılgın gençlik ve Liseler.

Liselerde çeşitli gelgitlerle geçirilen, dört yılın ardından üniversite hayatına yönelenler ve hayata dair kaygılar. Lise sonrası bazı gençlerin hayata atılıp mesleğe yönelmesi, yaşanacak bu evrede hayatlar büyük bir değişime uğruyor.

Lise hayatı sonuna kadar olan eğitim evresinde, eşitlik içerisinde çıkarsız, amasız saf arkadaşlık ilişkileri yaşanırken, lise yıllarının bitmesi ile çıkarsız saf dostluk ve arkadaşlıkların da son bulması ile hayatın gerçekleri ile yüzleşme zamanı…

Ailesinde parası olanların hatırı sayılır üniversitelere, ailesi orta durumda gelire sahip olanlar devlet destekli vakıf üniversitelerine veya daha uygun maliyetli ve burslu olabilecek okullara girebilme çabası, bir de çocuğum üniversiteye gitsin anlayışı ile bilindik sadece belge veren “merdiven altı” üniversitelerle buluşma zamanı gelmiştir.

Seçilecek meslek veya üniversite eğitimi ile yaşanacak hayatın düzeyi ve gelir durumunu belirlenmeye çalışılmakla birlikte, hiç bir şeyin garanti olmadığı da gün gibi ortadadır.

Aslında gerçek anlamda hakkını veren gençler hayat ve gelirlerini bir noktaya kadar belirlemekte olmakla birlikte, son dönemlerde uzun çalışma saatleri ve meşakkatli çalışmalar yapılmadan alınan diplomaların da pek anlamı yok gibi.

Gençler çevrelerine bakıp % 98’nin aynı diplomaya, farklı derecelerle de olsa sahip olmasını çok da önemsemiyorlar, ancak bu yapı, kendisi ile okula başlayan ve eğitimin herhangi bir evresinde kendisi ile eğitime devam edip sadece % 60’nın başarılı olduğu gerçek ve zorlu ölçme değerlendirme süreçleri sonunda ulaşılan eski diplomaların tadını ve hazzını da pek vermiyor gibi duruyor.

Son yıllara dönüp söyle bir bakarsak, öğrencilerin her yıl okullardan mezun olma başarı düzeyi bazı yıl % 100 olurken ortalama % 98 düzeyinde, bu nasıl oluyor hiç sorgulamıyoruz. Bu durumun sonunda nasıl bir toplum ve gelecek görüyoruz,

Okullar fabrika değil ki! programa başlayan tüm öğrenciler verilmek istenen tüm tedrisat ve becerilerde % 98 oranında başarı sağlıyor!

Bu yapıda bir gariplik ve sorun olduğunu her kes biliyor ancak kimse sorgulamıyor. Nicel bir yapı içerisinde nesiller gelip geçiyor, maalesef eğitimde sistem bu olmuş.

***

Yeni okullara kayıt işlemleri:

Mezuniyet heyecanı ve sonrasında, bir sonraki okul düzeyine kayıt işlemlerine, ilkokulu bitiren bir öğrenci, kolej sınavlarına katılıp yarışma ve sıralama barajını geçiyorsa bu öğrencilerin yolu netleşmiş ve kolej sürecine kayıt yapmakla başlıyorlar. Geriye kalan öğrenciler için pek başka seçenek kalmıyor, oturdukları bölgeye, hatta mahalleye ve mezun olduğu okula göre gideceği ortaokul sistem tarafından belirlenmiştir, bazı özel durum istisnaları hariç ( zorunlu adres değişiklikleri veya anne babanın çalıştığı iş yeri durumları ) belirlenen okulların dışında başka bir okula kayıt yaptıramıyorsunuz.

Kayıt işlemlerinde diploma, doğum kağıdı, ikametgah belgesi, kimlik fotokopisi, resim veya vatandaş olmayanlardan pasaport fotokopisi ile çalışma izni gibi belgeler isteniyor, tüm bunların önceden hazırlanması, kayıt evresinde ( üç gün içerisinde ) kolaylık sağlamaktadır. İstenen belgelerle ilgili okula başvurarak kaydınızı yaptırabilirsiniz.

Ortaokuldan mezun olan bir öğrenciyi bekleyen seçeneklere bakacak olursak, birinci seçenek, ortaokul diploma derecesine göre Meslek Liselerine girmek isteyen öğrenciler, mezun oldukları orta okullarda rehberlik veya müdüriyet yolu ile Meslek Liselerine başvuru formunu doldurmaları ve formda tercihlerini  ( lise veya bölümleri ) yazmış olmaları gerekmektedir. Meslek Liseleri dışında diğer bir seçenek Bülent Ecevit Anadolu Lisesi ve 20 Temmuz Fen Lisesi sıralama sınavlarına katılıp başarı sırasında kontenjan sayısına ulaşmak. Bu iki okulumuza kayıt hakkı kazananların listeleri açıklandıktan sonra, listede yer alan öğrenciler bu okullara kayıtlarını yaptırabiliyorlar. Geriye kalan öğrenciler ise bizim deyimimizle klasik Liselere kaydolmak üzere bölgelerindeki okullara başvuruyorlar.

Lise mezuniyeti sonrası, Meslek Lisesi çıkışlı öğrencilerin bir kısmı çalışma hayatına atılırken,  bir kısmı branşlarında üniversite eğitimine devam ediyor.

 Kolejlerden mezun olan öğrencilerin büyük bir bölümü, Avrupa, İngiltere veya Amerika’da eğitime başvurular ile uğraşırken, bir kısmı ise Türkiye’de yabancı dilde eğitim veren önde gelen üniversitelere kayıt olabiliyorlar.

Kolejlerden, Bülent Ecevit Anadolu Lisesi ve 20 Temmuz Fen Lisesinden mezun olan öğrencilerin büyük çoğunluğu üniversite eğitimi için Yükseköğretim Kurumları Sınavına ( YKS ) girerek devlet üniversitelerine girme yarışını deniyorlar, diğer bir kısım öğrenci ise çeşitli ülkelerde ve ülkemizdeki üniversitelere, ön kayıt veya daha zahmetsiz giriş sınavları ile kayıt yaptırarak, pahalı ve zahmetli üniversite hayatına adımlarını atıyorlar.

Tüm bu işlemler ve süreçler içerisinde aklıma takılanlar şöyle ki; bir öğrenci ilk okula kayıt olurken Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ( güvenlikli, profesyonel ) merkezi bir programla kaydını yapsa, tüm o belge ve işlemlerin, hatta üniversiteye giderken oluşturulması gereken, orta öğretim puanı belgesine kadar olan süreçlerin, tek bir öğrenci portfolyosunda yer alması kurumlar, veliler ve öğrenciler için ilkokulda sunulan doğum, ikametgah, veli bilgileri, resim ve daha bir çok evrakın her evrede dört defa istenmesi gibi israf, matbuat ve zaman kayıplarından kurtulunsa harika olmaz mı?   

Bir öğrenci için değişemeyecek belgelerin bilgisayar programında kayıtlı olması ve her aşamada bu bilgilere ulaşılabilmesi ne kadar iyi olurdu. Bu günlerde bir çocuk ve velisi dördüncü kez aynı belgeleri (doğum, ikametgah, kimlik fotokopisi, vs) kaydolacağı okula sunabilmek için, bu sıcakta oradan oraya koşturmakta zaman, para ve hayat törpülemektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulacak merkezi bir programla tüm bu işlemler kolaylaştırılabilir, aynı zamanda da bir veri deposu oluşturulmuş olur. Bakanlık öğrencilerle ilgili ihtiyaç duyulan tüm bilgilere anında ulaşabilir, istatistik veri derlemesi ve daha birçok planlama yapılabilir. Ama bu bile düşünülemiyor, planlanıp yapılamıyor.

Bu konuda bile Eğitimde değişim ve dönüşüm ihtiyacının varlığı hemen görünmektedir. Bu konu at ve deve değildir. İstenirse bir ay gibi kısa bir zamanda yapılabilir. Ancak yapılmıyor acaba neden?

Her şekli ile Eğitimde değişim ve dönüşüme olan ihtiyacımızın acil olduğu gün gibi ortadadır.

Bu yazıda bahsettiğim tüm süreçlerde bulunan öğrencilerimizi tebrik ederken, velilerimize de kolaylıklar dileyerek yollarının açık olmasını dilerim.

Kalın sağlıcakla…   

 

Diğer Haberler

Başa dön tuşu